I edited my layout at Bigoo.ws, check out these Myspace Layouts! bir mucize olsun isteriz ya biliyomusun mucizeler bile artık kurtaramaz beni... - Blogcu
bir mucize olsun isteriz ya biliyomusun mucizeler bile artık kurtaramaz beni...
sıyah beyaz bır fılm gıbıydın herkes uyurken ızledıgım... herzaman gıtmek ıstedıgım tatıl yerlerı gıbıydın dergı sayfalarında gıdemedıgım... senle ben batık doguu ama dunya yuvarlak.. kalbım ellerım kadar kucuk degıl...
soıs jeune et taıs tol (genç ol ve sus!)
LA BEAUTE EST DANS LARUE (GÜZELLİK SOKAkTADIR)
yine yanlız degilim herzamankı gıbı bu uzakdogu gecesınde yoklugunlayım... aramızda yirmıbeşbin kilometre sen kıştasın ben yazdayı, sen bır yarısında dünyanın ben öte yarısındayım yinede bırakmıyor ellerimi yoklugun... dahada bır gönlumcesın varlıgından bın kat güzel... AZIZ NESİN...
KIBRIT CAKIYORSUN KARANLIKTA BADEM CICEKLERINI GÖRMEK ICIN: VE MART DENIZLERINDE;TEDIRGIN BIR CIFT SARNIC GEMISI GÖZLERIN. BIR IS ACACAKSIN SEN BASIMIZA!!! YANGINMI OLUR ARTIK, BAHARMI???
Duydum ki yine
umudunu kesmissin insanlardan,
dostluklardan... Duydum ki yine acimaya baslamissin kendine...
Yolunu kimselerin bilmedigi, bilmek de istemedigi sevginin o hayal
ülkesinde birilerini beklerken çok üsümüssün...
Insan ancak kendisine sevgili olabilir, diyormussun.
Simdi artik yollarda ve binbir hayalin pesinde sürükledigin ve
yiprattigin sevgine minnet borcunu ödeyecekmissin...
Aciyan sevgini simartacak, onu örtülere saracakmissin. Onu kendini
güçlü ve korunakli oldugunu hissetmedigin hiçbir yerde ortaya
çikarmayacakmissin...
Sevgini yirtici bir kus gibi yetistiriyormussun.
En iyi savunmanin saldiri oldugunu ve yok olmamak için yok etmek
gerektigini ögretiyormussun ona...
Ona onu, sabirlar, merhametler ve inceliklerle degil, hazlar,
hayranliklar ve kiskanç ilgilerle besleyecegini vadediyormussun.
Her gece uyumadan önce arkasinda Che Guevera�nin resmi olan aynanla
konusuyormussun: Bir sen varsin önemli olan, bir sen varsin gerçek
olan...
Hem onca aciya ragmen hâlâ güzelim...
Ve artik kendime yasakliyorum baskalarina acimayi ve hayatin acisini...
Aynandaki nefesinin bugusunu görüyorum buradan. Gözlerinle göz göze
gelemedigin için tutup aynadaki buguyu öpüyorsun.
Yarali kendini öpüyorsun.
Çekmeceden cüzdanini çikartip içindeki kredi kartlarini
seyrediyorsun zoraki bir hayranlikla.
Içinde sevgini sakladigin kaleyi daha da güçlendirmeyi geçiriyorsun
aklindan.
Kredi kartlarini yaliyorsun dilinle ve onlarin zehirli tadini içine
akitiyorsun...
Bankamatikten her para çektiginde kulagina gelen ölüm çigliklarina
alistirmak istiyorsun kendini böylece.
Hem senden güçsüzlerin ölümü, hem bu ölümleri gizleyen ve
bütün katliamlari aninda temize çeken teknolojinin zehirli tadi
sariyor simdi sevginin yaralarini.
Bankamatikten her para çektiginde kulagina gelen çocuklarin ve
kimsesizlerin ölüm çigliklarina dayanamadigini hissettigin an, senin
için hayatta sadece annenin babanin ve kardeslerinin önemli oldugunu
söylüyorsun kendine ve aksam is dönüsü onlara hediyeler alarak
evine dönüyorsun...
Ve eskiden, sevgini bir kalenin ardina saklamadan önce, sadece kendi
çocuklarini sevenleri çok kinadigini unutmak içinse, bu defa
baskalari degil kendin kanatiyorsun sevgini...
Sonra küçük, tüylü bir köpek almak istiyorsun kendine.
Köpegini severken, kucaklarken sana acimasizlik eden dostlarinin, seni
sevginin o hayal ülkesinde yillarca bekletip düslerini ve ömrünü
çalan sevgililerinin yüzleri geçsin istiyorsun karsindan.
Onlarin yüzleri geçtikçe sahibi oldugun için senden baska kimseyi
sevmeyecek ve baglanmayacak olan köpegine daha da siki sarilmak
istiyorsun, öpüp koklamak.
Kendini öper gibi, yarali ve belki de artik hiç iyilesmeyecek olan
kendini...
Hiç iyilesmeyecegini artik kendinden bile saklayamadigin böyle anlarda
para kazanmak istiyorsun, is kurup daha çok para kazanmak...
Böyle anlarda bir kalenin ardinda gizledigin yarali sevgini bile
unutmak istiyorsun; o seni düskirikligina ugratan insanlara inat
yeniden baglanmak istedigin anneni, babani kardeslerini bile...
Böyle anlarda kendine sakladigin, gizledigin her seye, yanlislarla dolu
olsa da senden izler tasiyan tarihine bile düsman oluyorsun.
Seni bu hale getirenlerle bir olup bu belki de artik hiç iyilesmeyecek
yarali kendini yok etmek istiyorsun... Sonra yorgun düsüyorsun...
Artik dinlenmek istiyorsun. Yarina daha dinlenmis ve korkulardan
kurtulmus olarak uyanmak istiyorsun...
Ve uykuya dalmadan önce vitrinlere biraktigin dalginligin geliyor
aklina...
Kendine bir kez daha aciyorsun ve bu yüzden pahali bulup da almadigin
giysileri almaya karar veriyorsun.
Bu pahali giysiler sayesinde ilgilerin kölesi degil, ilgilerin merkezi
olmayi istiyorsun.
Bu giysiler sayesinde sizlayan sevgilerini örtmek, örtmek, örtmek
istiyorsun. Görünmez olmak istiyorsun.
Oysa senin gemin camdan sevgili...
Iste güçlü baligin güçsüz baligi yok ettigi kanli denizin her
tarafindan seni görebiliyorum...
Sadece ben degil, dost düsman herkes uykuya daldigini görebiliyoruz
buradan.
Çünkü senin gemin camdan sevgili.
Sikintidan yedigin tirnaklarinin kenarlarini...
Korkulu bir rüya gördügünde birden silkinisini...
Yarali sevgini korumak için aldigin onca kötücül karara ragmen
nasilsa hep masum kalan sayiklamalarini görüp duyuyorum buradan...
Kaleni ve kalenin ardinda sakladigin yarali sevgini.
Bosuna saklama sevgini. Senin gibiler hiç örtünemez sevgili...
Seni bu kanli deniz ve düsmanlarin da dostlarin da hemen tanir.
Ya benzerini bulup gidersin buralardan.
Ya da seni yok ederler sevgili...
Herkes gibi ve her seyi bilerek yasayamazsin sen.
Senin gibiler örtünemez...
Bu kanli denizde senin gemin camdan sevgili...
sarilsam simdi pamuk tenine, aglasam tum hickirigimi bastirdigim gunler kadar, uyusak... öyle uzun bir uykuya dalsam dizlerinde.. ruyalar gorsek,ikimizin oldugu. ve ikimizin oldugu kucuk bir evrene yol alsak.. arkamizda biraktigiklarimizin bize ihtiyaclarini oldugunu bildigimiz halde.. terketsekk...
Dünya nüfusunu, mevcut halklarin nispetlerini
muhafaza ederek, 100 kisilik bir köy kadar küçültebilseydik bu köy söyle
olacakti: 57 Asyali: 21 Avrupali, 14 Amerikali
(Kuzey,Orta,Güney) ve 8 Afrikali
Bunlarin 52’si kadin
, 48′i erkek olacakti
30 beyaz , 70 beyaz (+ + )olmayan, 30
Hiristiyan, 70 Hiristiyan olmayan, 89 heteroseksüel , 11 homoseksüel
6 kisi bütün servetin
% 59′una sahip olacakti
ve bunlarin hepsi ABD kökenli
olacakti. 20 kisi iy evlerde yasayacakti, 30 kisi okuma-yazma
bilecekti, 1′i ölmek üzere
, 1′i de dogmak üzere olacakti. 1 kisi
bilgisayar sahibi, 1 kisi de (evet,
sadece 1 kisi) üniversite mezunu olacakti. Simdi sunlari göz önünde bulundurun: Bir harp
tehlikesi ile, iskence görmek
ihtimali ile, aç kalma
korkusu ile karsi karsiya
degilseniz, 500 milyon insandan daha iyisiniz. Tutuklanmaktan
, iskence görmekten yahut
öldürülmekten korkmadan
ibadethaneye gidebiliyorsaniz 3 milyar
kisiden daha iyi bir sansa sahipsiniz. Buzdolabinizda yiyeceginiz , üzerinizde elbiseniz
ve basinizi sokup
uyuyabileceginiz bir eviniz varsa, dünyadaki
insanlarin % 75′inden daha zenginsiniz. Bankada ve cüzdaninizda para
varsa, dünyanin en
imtiyazli % 8′i arasindasiniz Anneniz , babaniz sag ise, siz bu dünyada
nâdir kisilerden birisiniz. Birisi sizi düsündü ve bunu yazdi, çünkü
okuma yazma bilmeyen 2 milyar kisiden
biri degilsiniz. Paraya ihtiyacin yokmus gibi çalis . Kimse seni üzememis
gibi sev . Kimse seni
seyretmiyormus gibi danset . Kimse seni
dinlemiyormus gibi sarki söyle .